22 yıl önce biz, Nasıl yandıysak aşkla, Nasıl bağlandıysak tutkuyla, Nasıl gülümsediysek arkadaşlığa, Nasıl hüzünlendiysek zamana, Sonbahar gibi kahverengi, kış gibi beyaz, ilkbahar gibi yeşil, yaz gibi sarıysak, Çağlar öncesinde çalınmış iki notaysak, Bir yaprağın üzerine konmuş, birbirinin renklerine hayranlıkla bakan iki kelebeksek, Işıklı şehirlerin yağmuru, sessizliğin kıyıya vuran dalgasıysak, Birbirini bulduğu için hayata övgüler […]

Sabah kalktığında ayağına çorap değil de çimenleri giyersin, Biz genciz, dertlerimiz yaşlı çünkü insan değil, halleri yaşlanır dersin, Güneşlenmeyi değil, yıldızlanmayı seversin, Çünkü son akşam ebesi sensin, Duyduğum en güzel bestesin. 21 yıl… Aşksın…

Karanlığın karşısına bu sefer bir ‘efe’ çıkıyor Sıradan bir muhasebeci nasıl olur da kendini, dünyayı sarmak üzere olan karanlığın karşısında bulur? Erbuğ Kaya’nın fantastik romanı ‘Maderzad Palas’ın kahramanı Ali’nin kötülüğe açtığı ‘ilk ve son savaş’a buyurun… ERHAN TEKTEN imzalı inceleme yazısına şuradan ulaşabilirsiniz.

Yabani Dergi Sayı 5 (Ölümsüz)
Öyküler

“Açık artırmada, Sugard takma adıyla teklif veren kişiyi temsilen buradayım,” dedi, sarışın kadın. Ne merhaba demişti ne de kendini tanıtmıştı. Karşıma oturup bacak bacak üstüne atmış ve direkt lafa girmişti. Otelden çıkınca üzerindeki mini etekle sokağın sonuna kadar bile zor ulaşırdı. Cezayir’in Konstantin kentine bir politikacıyla anlaşmak için üç gün önce gelmiştim. Politikacıların ruhu olmadığını […]

Yabani Dergi Sayı 2 (Açık Artırma)
Öyküler

“Sen ciddi misin?” Alp yaptığım teklife inanmakta zorlanıyordu. Haksız da sayılmazdı. Biri karşıma çıkıp bana, “Ruhunu satmak ister misin?” diye sorsa ben de ona inanmakta zorlanırdım. Biramdan bir yudum aldım, ardından sigaramdan derin bir nefes çektim. “Evet ciddiyim. Sen bunu düşün, benim tuvalete gitmem lazım.” Onu, yüzündeki sersem ifadeyle masada bırakıp hınca hınç dolu barda […]