Dün neşenin gülümsemesini gördüm, ve onu öptüm. Dün mutluluğun sesini duydum, ve ona sarıldım. Dün aşkın kalbini hissettim, ve ona başımı yasladım. Yirmi beş yıl olmuş ama, Daha dün seni ilk kez gördüm, ve dalgaların, çakıl taşlarının sesleriyle yanına geldim ömrüm. Bu hayatta ve her hayatta.

Benim de “Kemancı Kadın” öykümle katıldığım Dark İstanbul’un yeni antolojisi “Salgın İstanbul” tüm kitapçılarda. “İnsanlar cehennemlerini kendileri yarattılar” Geleceğe Mesajımız var! 2019 yılında patlak veren COVID-19 isimli virüsün akıl almaz bir hızla dünyanın tamamına yayılması sonrasında, ardı ardına üretilen komplo teorileri arasında gerçekleşmekte olanlara belki de çok yakınız. Eğer bu kitabı kitapçılardan satın aldıysanız, henüz […]

Çocuk romanım “Yegâneler – Gizemli Sanatlar” Doğan Egmont etiketiyle tüm kitapçılarda. Editörüm Bahar Ulukan’a, kapak çizimini yapan Betül Aytaç’a, kapak tasarımını hazırlayan Hasan Taşdelen’e teşekkür ederim. Çocukları ve çocuk kalmayı sevenleri, Doğanın Diyarı’ndan gelen Yegâneler ile tanışmaya ve bu fantastik maceraya beklerim. Arka Kapak Aynı dünya üzerinde iki diyar… Doğayla iç içe yaşamayı isteyenler Doğanın […]

Yirmi dört yıldır, her sabah birbirimize bakıp da seni seviyorum dedirten aşka âşık olmak, şu hayatta başımıza gelen en güzel şey. Neler gördük, neler yaşadık beraber, neleri atlattık… Birbirimize bakıp dönerken, renkler geçti gözlerimizden, mekanlar, zaman geçti, her şey değişti. Bir tek ortamızda yeşerttiğimiz aşk hep aynı. O aşkın meyveleri hep aynı; aşk, ruh, dost, […]

Yabani Dergi Sayı 5 (Ölümsüz)
Öyküler

“Açık artırmada, Sugard takma adıyla teklif veren kişiyi temsilen buradayım,” dedi, sarışın kadın. Ne merhaba demişti ne de kendini tanıtmıştı. Karşıma oturup bacak bacak üstüne atmış ve direkt lafa girmişti. Otelden çıkınca üzerindeki mini etekle sokağın sonuna kadar bile zor ulaşırdı. Cezayir’in Konstantin kentine bir politikacıyla anlaşmak için üç gün önce gelmiştim. Politikacıların ruhu olmadığını […]

Yabani Dergi Sayı 2 (Açık Artırma)
Öyküler

“Sen ciddi misin?” Alp yaptığım teklife inanmakta zorlanıyordu. Haksız da sayılmazdı. Biri karşıma çıkıp bana, “Ruhunu satmak ister misin?” diye sorsa ben de ona inanmakta zorlanırdım. Biramdan bir yudum aldım, ardından sigaramdan derin bir nefes çektim. “Evet ciddiyim. Sen bunu düşün, benim tuvalete gitmem lazım.” Onu, yüzündeki sersem ifadeyle masada bırakıp hınca hınç dolu barda […]