Ik hayvanlarını bal nehrinden avlayan ayının masalına gülerken yataktan düşen masalsın. Kediyle beş yaşında çocuk arasında bir yerlerde dolanan akılsın. Yerin göğün ötesini gören ruhsun. Aşksın.

Biraz sonra anlatacaklarım bugün servisten inip eve gidene kadar gördüklerim ve yaşadıklarımdır. Servisten indim. Bahariye Caddesi’ne giden yokuşu çıktım. Yokuşla caddenin kesiştiği köşede bir pastane var. Önümden iri, dinç görünen bir adam ve elinden tuttuğu ufacık oğlu geçiyor. Ufaklığın suratı asık. Belli ki pastaneden bir şey istemiş ama babası almamış. Babanın, “İleride onu sana almadığım […]

Senaryosunu yazdığım, Overdose Caffeine’in geliştirdiği oyun ‘Colossus Command’ Square Enix etiketiyle android ve iOS platformlarında yayınlandı. Buradaki en önemli detay Square Enix gibi bir Japon oyun sektörü devinin, Overdose Caffein gibi bir Türk firmayla ortaklık kararı alması. Bu tip ortaklıkların Türk oyun sektörünün önünü açabileceğini düşünüyorum.

Aşk, Mutlak sessizlikte kalbime dolan müzik, Sıcak yaz günü neşelendiren sağanak yağmur, Yıllar geçtikçe tadı güzelleşen tanrılar şarabı, Ah aşk, Deliliğin bulutsu körlüğünde cesaret, Çığlıklar atan vahşi atlar gibi koşarız seninle özgürlüğün ovalarında, Bu hayatta ve her hayatta.

Yabani Dergi Sayı 5 (Ölümsüz)
Öyküler

“Açık artırmada, Sugard takma adıyla teklif veren kişiyi temsilen buradayım,” dedi, sarışın kadın. Ne merhaba demişti ne de kendini tanıtmıştı. Karşıma oturup bacak bacak üstüne atmış ve direkt lafa girmişti. Otelden çıkınca üzerindeki mini etekle sokağın sonuna kadar bile zor ulaşırdı. Cezayir’in Konstantin kentine bir politikacıyla anlaşmak için üç gün önce gelmiştim. Politikacıların ruhu olmadığını […]

Yabani Dergi Sayı 2 (Açık Artırma)
Öyküler

“Sen ciddi misin?” Alp yaptığım teklife inanmakta zorlanıyordu. Haksız da sayılmazdı. Biri karşıma çıkıp bana, “Ruhunu satmak ister misin?” diye sorsa ben de ona inanmakta zorlanırdım. Biramdan bir yudum aldım, ardından sigaramdan derin bir nefes çektim. “Evet ciddiyim. Sen bunu düşün, benim tuvalete gitmem lazım.” Onu, yüzündeki sersem ifadeyle masada bırakıp hınca hınç dolu barda […]