Erbuğ Kaya

73 yılında Ankara’da dünyaya gelmişim. Deniz subayı olan babamın tayinleri sebebiyle; Ankara, İskenderun, İstanbul, Çanakkale, Ankara, Heybeliada (Askeri Deniz Lisesi), Adana, Gölcük dolaşıp üniversiteyi kazanınca 92 yılında İstanbul’a geldim ve bu şehirden bir daha ayrılmadım. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği’nde yanlış tercih yapmış olmama rağmen sorumluluk sebebiyle altı yıl okudum. Sonunda okulu bırakıp gerçekte istediğim işleri yapmak üzere kendimi sokaklara attım. İlk iki sene kendi camiasında efsane olan iki adet FRP kafe açtım. (Geçit Kafe, Kayıp Kafe) Türkiye’de ilklerden sayılacak bu atılım fazla uzun sürmedi. Bir takım olumsuz şartlar sebebiyle (!!!) kafe işleri bitti. Bunun üzerine 99 yılının sonu 2000’nin başı gibi tasarım yapmaya başladım. O gün bu gündür de devam ediyorum. İlk seneler evimden çalıştım. Her şeyin başlamasını sağlayan Aytaç abimle Ebay’de açık artırmayla açık artırma siteleri satıyorduk.(Teşekkürler Aytaç abi.) Yine evimden merkezi Paris’te bulanan Dimuseum SARL’da GUI Designer olarak görev aldım. ArdındanVeriPark’da (1 yıl), Bilge Adam’da (4.5 yıl), Ceviz Bilgi Teknolojileri’nde sanat yönetmeni olarak (3,5 yıl) çalıştım. Şu anda Intertech‘de Tasarım Takım Lideri olarak çalışıyorum.

MVP_LogoBir tasarımcı olarak, 2008 ve 2012 yılları arasında dört kez, Microsoft tarafından MVP (Most Valuable Professional) ödülüne layık görüldüm.

97 yazında babamla çıktığımız Çeşme tatilinde hayatımın aşkı Funda’mla tanıştım. 17 yıldır evliyiz ve omo kutusundan küçücük evimizde  mutlu mutlu yaşıyoruz. Ne aşkımız, ne heyecanımız, ne bağlılığımız azaldı. (Aşk)

Çocukluğumdan bu yana içimi yakan yazma tutkum hiç dinmedi. 2002 yılında ilk cümlelerini yazdığım Giddar’ı 2008 sonunda tamamladım.

Giddar
Giddar

Giddar 2009 Ekim ayında Kalkedon Yayınlarından, Giddar’ın ikinci kitabı

Beslerin_Cagi
Beslerin_Cagi

Beşlerin Çağı 2012 yılında İthaki Yayınlarından yayınlandı. Daha yazacak çok şeyim var. Hayatta aldığım en büyük keyiflerden biri yazmak. Umarım ömrümün sonuna kadar buna devam edebilirim.

Diğer keyiflerim mi? Elbette ilk önce Funda, sonra arkadaşlarım var, deli gibi film izlerim, dönem dönem kontrolsüz kitap okurum, ondan daha kontrolsüz oyun oynarım, hayal kurarım, bir şeyler öğrenirim, televizyon seyretmem, futbolu severim (kafa göz kırılmadığı sürece) müzik dinler kendi kendimi coştururum.

Genel olarak gayet sakin biriyimdir. Öyle bağırıp çağırmam. Ama kötü niyet, sinsi gibilik, gördüm mü çileden çıkar; hak edilmemiş ukalalıkta titrerim:)

Yaşamayı çoook severim.

Sevgiler.

Erbuğ Kaya