KitaplarYegâneler - Gizemli Sanatlar

Çocuk romanım “Yegâneler – Gizemli Sanatlar” Doğan Egmont etiketiyle tüm kitapçılarda. Editörüm Bahar Ulukan’a, kapak çizimini yapan Betül Aytaç’a, kapak tasarımını hazırlayan Hasan Taşdelen’e teşekkür ederim.

Çocukları ve çocuk kalmayı sevenleri, Doğanın Diyarı’ndan gelen Yegâneler ile tanışmaya ve bu fantastik maceraya beklerim.

Arka Kapak

Aynı dünya üzerinde iki diyar… Doğayla iç içe yaşamayı isteyenler Doğanın Diyarı’nda… Doğaya hükmetmek isteyenler ise Hükmedenlerin Diyarı’nda. Ormanbağ kardeşler Mercan, Vala, Darun, Azem ve Safir Doğanın Diyarı’nda barışçıl bir hayat sürerken talihsiz bir kaza onları birbirlerinden ayırır. Safir Ormanbağ, Hükmedenlerin Diyarı’na sürgün edilir. Bu beklenmedik geçiş pusuya yatmış bir karanlığı tetikler ve kötülük harekete geçer. Safir Ormanbağ hiç tanımadığı bir diyarda hayatta kalmak ve peşine düşen karanlığa karşı savaşmak zorunda kalacaktır. Fakat tek başına değil, yardımına koşanlarla birlikte…

Onlar Doğanın Diyarı’nın umudu, gizemli sanatların en genç ustaları! Onlar Yegâneler!

Sıkı durun! Fantastik edebiyatın usta yazarı Erbuğ Kaya’nın kaleme aldığı Yegâneler serisi başlıyor!

 

https://doganegmont.com.tr/genclik/kitap/yeganeler-gizemli-sanatlar

Maderzad Palas
KitaplarMaderzad Palas

KitaplarMaderzad Palas

Karanlığın karşısına bu sefer bir ‘efe’ çıkıyor

Sıradan bir muhasebeci nasıl olur da kendini, dünyayı sarmak üzere olan karanlığın karşısında bulur? Erbuğ Kaya’nın fantastik romanı ‘Maderzad Palas’ın kahramanı Ali’nin kötülüğe açtığı ‘ilk ve son savaş’a buyurun…

ERHAN TEKTEN imzalı inceleme yazısına şuradan ulaşabilirsiniz.

KitaplarMaderzad Palas

Erbuğ’un çoğumuz gibi çalıştığı günlük bir işi var. Kendi deyimiyle “en sevdiği üçüncü iş”. Fakat zihninin arka taraflarında devamlı işleyen iç dünyası onu fantastik türde kitaplar yazmaya itecek kadar zengin. Geçmişinde ise, karakter üstüne karakter yaratılan kafeler, seksenler sokakları, sürekli başka şehirlerde geçirilen bir çocukluk ve tesadüflerle örülü bir aşk hikayesi var. Onun dünyasında yaptığımız gezintide, yaratıcılığı ve duyarlılığıyla ön plana çıkan, tutkulu bir adamın dört değişik hikayesiyle karşılaştık.

Podcast’i şuradan dinleyebilirsiniz.

Maderzad Palas
Maderzad PalasOnCam

 

Maderzad Palas

3.romanım “Maderzad PalasKırmızı Kedi Kitap tarafından yayınlandı. Tüm kitapçılarda.

Online Satış Linkleri
idefix
D&R Online
KiyapYurdu

Maderzad Palas Arka Kapak Yazısı

Sevin Okyay
Erbuğ Kaya, olay örgüsü konusunda hiç sıkıntı çekmeyen, hayal gücü ile barışık bir yazardır. “Maderzad Palas” da bunu kanıtlıyor zaten. Zamanı ta başlangıcından beri kucaklayan kitabın baş karakteri Ali Kocaali ise, bütün olup bitenler bir yana, sadece kişisel gelişimiyle bile heyecan veriyor. “Maderzad Palas”a gelince, doğrusu benim de yerleşmek isteyeceğim bir yer. Bazen bir-iki tanesine şöyle bir çakmak istesem de, Palas sakinleri sevdiğim, özenle derlenmiş, antikanın antikası bir grup. Ama favori mekân/karakterim kütüphane, yani Meşruke. Kitaptan tek bir varlığı seçmem gerekse onu seçer, hatta Ali gibi bir tohum versin diye ricacı olurdum. İkinci bir şans verilirse, tercihim Mesmerin.

Erbuğ yıllarla birlikte yazar olarak çok farklı bir yere geldi. Şimdiden bir sonraki kitabı bekliyorum. “Maderzad Palas”ın dünyasına, sırlarını adlarında saklayan Zulmat ile Tennur arasındaki mücadeleye buyurun!

Altay Öktem
Erbuğ Kaya yakamızdan tutup bizi başka bir dünyaya götürmüyor; her iyi edebiyat yapıtında olduğu gibi, bu dünyanın başka bir boyutuyla tanıştırıyor. Hatta yüzleştiriyor. Maderzad Palas gerçeküstü bir mekan mı? Aslında değil. Kapı komşumuzun evinde bir meşruke ağacı olmadığını kim kanıtlayabilir? Ya da yaşadığımız, daha doğrusu içinde bocaladığımız bu hayat Zulmat ile Tennur’un savaş alanı değil mi aslında? İyi ile kötünün, cennet ile cehennemin, siyah ile beyazın… Ama şunu da belirtmeliyim ki, hiçbirimiz Mesmerin’le karşılaşma fırsatını bulamayız öyle kolay kolay. Roman boyunca o kadının yabani güzelliğine kapıldığımı itiraf etmeliyim. Onun “ne” olduğunu öğrendikten sonra bile!

Erbuğ Kaya sadece bir roman yazmakla kalmamış; büyü yapmış bize. Okudukça kendimizle karşılaşacağımız, yerimizi yadırgayacağımız bir büyü. Gerisi sizin elinizde!

 

Kayra-Keri-Kupcu
Diğer Haberler

İthaki Akademi’nin atölyelerinde Kayra Keri Küpçü ile Fantastik Kurgu ve Popüler Kültür Atölyesi

Hayal gücünüzün sınırlarını zorlayan eserler ve fikirlerle karşılaşacağınız, fantastik edebiyattan sinemaya ve dizilere, oradan oyunlara, çizgi romanlara ve en son FRP’ye uzanan eğlenceli bir program için “fantastik” kişileri bekliyoruz.

4 hafta sürecek “Fantastik Kurgu ve Popüler Kültür Atölyesi” eğitiminde; fantastik kelimesi ne anlama gelir, alt türleri nelerdir, fantastik edebiyat nedir, kökeni nereden gelir, sinemanın fantastiğe kazandırdıkları nelerdir, bilimkurgu, çizgi roman FRP gibi fantasik kurguya dair her sorunun cevabını alacaksınız. Bitmedi; Hayal gücünüzün sınırlarını zorlayıp fikirler geliştirerek bol bol öğrenecek ve bir yandan eğleneceksiniz.

Atölye Süresi: 4 hafta

Başlangıç Tarihi: 29 Nisan 2017

Tarih ve Saati: Her Cumartesi 11:00 – 13:00

Atölyenin İçeriği

1.hafta
Fantastik Nedir?
Fantastik kelimesi ve kökeni
Fantastiğin anlamı
Fantastik kurgunun alt türleri

2.hafta
Fantastik edebiyat
Fantastik edebiyatın kökeni
Fantastik edebiyatın geçmişten günümüze yolculuğu
Fantastik edebiyatta dönüm noktaları

3.hafta
Fantastik sinema ve Diziler
Fantastik sinema ve kökeni
Sinemanın fantastiğe kazandırdıkları
Fantastik diziler

4.hafta
Fantastik kurguya dokunanlar
Bilimkurgu
Çizgi roman
Oyunlar
Masaüstü oyunlar
FRP

Eğitimin diğer detayları için İthaki Akademi’nin sitesini ziyaret edin.

Eğitmen;

Kayra “Keri” Küpçü, 1983’te İzmit’te doğdu. İlköğrenimini Özel Kocaeli Atılım Vakfı, ortaöğrenimini Özel Atafen Koleji’nde tamamladıktan sonra liseyi de 24 Kasım Anadolu Lisesi’nde bitirdi. Kocaeli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden mezun oldu. Bunun yanında Şubat 2004’te açılan FrpNet Sitesinin sahibi ve yöneticiliğini yapmakta. 2004 Ekim ayından beri de birkaç yayınevinde Fantastik Kurgu Danışmanlığı yapmaktadır.

1997 yılında başladığı Rol Yapma Oyunları ile Fantastik Kurgu ve Fantastik Edebiyata da giriş yapan Keri, 2000 yılından beri Mitoloji, Fantastik Kurgu ve Korku yazarlığı yapıyor.

Yazıları FrpNet Sitesi, Kan Güncesi, Kayıp Dünya, Mevsimsiz elektronik dergileri ile Arcane, Gerekli Şeyler, Tam Macera çizgi roman dergisi ve Hipnoz dergilerinde yayınlandı. Mayıs 2011’den beri Gölge e-Dergi’de fantastik kurgu bölümünü yazmaktadır. Ayrıca 6 arkadaş hazırladıkları Anadolu Korku Öyküleri isimli kitapta bir öyküsü, Kadir Aydemir’in hazırladığı “90’lar Kitabı” isimli kitapta da bir öyküsü yayınlandı. 2012 yılının Kasım ayında “Çizgilerin Gücü Adına” isimli çizgi film kitabı yayınlanmıştır.

2005 yılında İstanbul’a yerleşen Kayra “Keri” Küpçü, daha önceleri İthaki Yayınları ve Weblebi.com sitesinde çalıştı. Bazı yayınevlerine fantastik kurgu ve bilimkurgu danışmanlığı yaptıktan sonra Arkabahçe Yayıncılık ve Laika Yayınevi’nde Editörlük ve Genel Yayın Koordinatörlüğü işine başladı. Daha sonrasında Türkiye’nin en büyük çevrimiçi oyun firmalarından olan Joygame’de Kalite Müdürü (QA Manager) görevini üstlendi. Sonrasında Sosyal Oyun Stüdyosu Gamester’da QA Manager, Script Writer ve Community Manager olarak çalıştı. Şu anda Yandex Türkiye’de editör olarak çalışmaktadır.

Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği’nin (Fabisad) kurucu üyelerindendir ve ilk yönetim kurulundadır.

Eşi Güliz ve köpekleri Laika ve Alice ile mutlu bir hayat sürmektedirler… 2014 yılının 28 Ekim’inde aşklarının meyvesi Mina da hayatlarına katılmıştır.

Yabani Dergi Sayı 5 (Ölümsüz)
Öyküler

Yabani Dergi Sayı 5 (Ölümsüz)“Açık artırmada, Sugard takma adıyla teklif veren kişiyi temsilen buradayım,” dedi, sarışın kadın. Ne merhaba demişti ne de kendini tanıtmıştı. Karşıma oturup bacak bacak üstüne atmış ve direkt lafa girmişti. Otelden çıkınca üzerindeki mini etekle sokağın sonuna kadar bile zor ulaşırdı.

Cezayir’in Konstantin kentine bir politikacıyla anlaşmak için üç gün önce gelmiştim. Politikacıların ruhu olmadığını düşünüyordum. Oysa işin başında ilk onu satıyorlarmış. Siyasete yeni atılmış genç yaştaki adayımız, karısı ve çocuğu yan odada otururken kahvesinden yudumlayıp, iktidar karşılığında ruhunu patrona satmayı kabul etmişti. İşim bitince yeni talimatlar gelene kadar köprüler şehrinde biraz daha zaman geçirmeye karar verdim. Köprülerin her birini bulma işini kendime eğlence haline getirip şehri olabildiğince yayan dolaşmaya çalıştım. Sokak kafelerinde oturup, insanlarda, Osmanlı İmparatorluğu’nun yada Fransa’nın izlerini aradım.

“Öykünün devamını Yabani Dergi 5. sayıda okuyabilirsiniz.”