GiddarKitaplar

Toplumumuzun vicdanlılar ve vicdansızlar diye ayrılmaya başladığı şu zamanlarda, Beşlerin Çağı’nda yer alan Lien Tuna’nın Mezger’deki konuşmasını hatırlatmak isterim.

“Bir baba düşünün. Çocuklarının savaşmasını, onların acı çekmesini, ölmesini isteyen bir baba. Ona baba diyebilir miyiz? Onlar tanrı değil. Onlar sadece, bizim yoldan çıkmış atalarımız. Bizler çok daha uzun ve huzurlu hayatlar yaşayabilecekken onlar kısacık hayatlarımıza binlerce acıyı sıkıştırdılar. Artık, Yeni Çağ ile tanrıların devri bitti, insanların devri başladı. Bu, beşlerin çağıdır. İnsan, gözünü kapayan perdeleri artık aralıyor. O perde aralanınca insan görecek ki tanrı sandığı o varlıklar bundan çok uzun zaman önce onun gibi bir varlıktan başka bir şey değilmiş. Biz de aynı yoldayız. Biz de bu evrende varız. Biz de gelişeceğiz. Belki Giddar’daki nehirleri, ağaçları, hayvanları onlar yarattı. Bunlar için onlara gönülden teşekkür edebilirdik. Ama bunlar bile bizim üzerimizde oynayacakları oyunlar için yaratılmış bir sahneden başka bir şey değil.

Peki, tanrılardan kurtulan aklımız ilk neyi görür? Daha yukarıya, yıldızlara bakın. Onları da kendilerini tanrı olarak tanıtanlar mı yaratmış? Hayır.

Size ilginç bir şey söyleyeyim. Bana soracak olsanız, peki tanrı nedir diye? Ben derim ki tanrı sizsiniz. Her bir insan tanrıdır. Evrenin seviyeleri vardır. Varlıkların o seviyelerde bulunma şekilleri vardır. Dokuz seviyeli bu evrende insanın durduğu yer beştir. Biz yeriz, içeriz, üretiriz, doğururuz, anlarız, öğreniriz, düşünürüz, uygularız, yanılırız yine öğreniriz.

Peki, amaç nedir? Amaç gelişmektir. Evrende başladığınız bu yolculuğu bir’e, yani bütüne götürmektir.

Peki nasıl? İnsanın bedeni, aklı ve ruhu vardır. Akıl çevrenizi anlayan, düşünendir. Yaşamını devam ettirmek için bedeni kullanır. Akıl ruha hizmet etmektedir. Yaşadığınız hisler; sevmek, üzülmek, korkmak ve diğerleri, hepsi ruhun besinidir. İnsan öğrenir ve yaşar, ruh hisseder ve gelişir.

Peki, günah nedir? Bir tek günah vardır. O da insanların ruhunu üzmektir. Çalamazsınız! Çünkü o altınlar hasta bir çocuğu iyileştirmek için olabilir. Öldüremezsiniz! Çünkü o insanı sevenleri mahvedemezsiniz.

Doğruyu bulmak için hiçbir tapınağa, rahibe, gezgine gitmeyin. Doğruyu bulmak için bana gelmeyin. Doğru sizin içinizdedir. Hep oradaydı. Belki kirlendi, belki değişti ama hep oradaydı. Tanrılar onu kendilerine göre değiştirmiş olabilir ama hep oradaydı. Onu dinleyin. Evet, biliyorsunuz, vicdanınızı dinleyin. Bir adamın, kötülük yaparken ikna etmeye çalıştığı şey kendi vicdanıdır. ‘Ama…’ diyerek bunu yapmaya hakkınız olduğuna kendinizi inandırmaya çalıştığınız anı hiçbir zaman kaçırmayın.

Bir gün tüm Giddar bunu anladığında, yaşamdan alacağınız keyif, huzur, mutluluk hayatlarınızı saracak. Bileceksiniz ki o adam sizi öldüremez vicdanı ona izin vermez. Adam bilecek ki siz onu öldüremezsiniz vicdanınız buna izin vermez.

Yalanlardan, yalan tanrılardan, acımasız oyunlardan kendinizi sıyırın.

Tanrı sizsiniz. Tapınak vicdanınız.

Yolunuz hep açık olsun.”

Giddar

Giddar ve Beşlerin Çağı için yapılan yorumlardan bazıları

  • Tek solukta okuyabileceğiniz müthiş bir eser.
  • Kitabın kurgusu muhteşem..böyle sağlam bir kurgu içinde felsefeyi ıskalamamanız özellikle hoşuma gitti.bir de Lien tabi:) kitabın dilinin biraz basit olduğunu düşünsem de Yüzüklerin Efendisi’nden sonra okuduğum en iyi fantastik romandı.Türk bir yazarın kaleminden böyle bir eser çıkması beni gururlandırdı.
  • Cumartesi öğleden sonra aldım, pazar akşamı bitti :)) Sürüklendim desem yeridir … Tekrar tüm ayrıntılara derinlemesine dalarak okumak için de sabırsızlanıyorum 🙂
  • Böyle bir kitabın, Türk yazardan gelmesi oldukça onurlandırıcı benim için! Gerçek anlamda sadece kitap kapak tasarımını beğendiğimden almıştım fakat daha sonra kalınlığına bakmadan beni içine alan kurgusu ile böyle bir kitabın ortaya çıkmasından çok daha fazla mutlu oldum.
  • Yazar Erbuğ kaya’ya sonsuz teşekkürler. Haberinizde 97 yılında kurgulamaya başladığını yazmışsınız ve kitabı okuyunca bunun üzerinde gerçek anlamda bu kadar durulduğunu anlıyor insan. tebrikler ve teşekkürler!
  • Boyle bir eser okumadim bugune kadar.lakin su anda bu eseri yazan yazar yurtdisinda olsaydi bestseller olmustu.burda ise kac kisi duydu ki…
  • Lien Lien Lienn! 🙂
  • Merhaba Erbuğ Bey,kitabınızı iki gün gibi kısa bir sürede soluksuz okuduğumu belirtip,bu dünyayı reddederek Giddar’a taşınmayı düşündüğümü acilen belirtmek istiyorum,sanırım ben de Venesis’e aşık oldum :))))))))))) Gerçekten yarattığınız bambaşka dünyayla,verdiğiniz olunması gereken dostluk mesajlarıyla,kitap içersinde kahramanların yaptığı sorgulamalarla gerçekten çok çok beğendiğim bir esere imza atmışsınız.
  • Bu arada kitabı bitirmeme 100 sayfa falan kaldı. ilk kez bir kitabı henüz bitirmemişken, 2. kez okumaya karar verdim. kalan 100 sayfa çabuk bitmesin diye de yavaş yavaş okuyorum. ama çok da merak ettiğim için, kendimi durdurmam da zor oluyor… :)) derhal yabancı dillere çevrilmeli, derhal…
  • Uzun zamandır okuduğum en iyi kitaplardan biri, kitabı önyargılar ile almama rağmen 3-4 gün gibi kısa bir sürede bitirdim. Seçici bir okuyucu olarak; Her anlamda bir kitapta aradığım tüm özelliklere sahipti ve Erbuğ Kaya; her satırda hayal gücünü takdir etme isteği duydum, kurgu mükemmel.
  • Bir doğum günü hediyesi olarak bana gelen GİDDAR gerçekten büyük bir sürprizdi… Bir solukta bitirdim
  • Bir kitap çoğu zaman içinde yazılanlar kadardır. Ama bazı kitaplar hayallerinizin anahtarıdır. “Giddar” çocukluğunuzdan başlayıp, kitabın kapağını kapattığınız ana kadar ki tüm hayallerinizi size yaşatıyor.
  • İnsanların kafasında oluşmuş olan” fantastik kurgu işi ecnebi işdir ” önyargısı bu kadar güzel kurgularla yıkılıyor..
  • Kurgusu güzel, karakterler yabancı yazarları taklit etmekten öteye gidip yeni diyebileceğimiz kıvamda.
  • Ben Giddar’da tutuklu kaldım.
  • Giddar yazarın ilk kitabı olmasına rağmen karakterleri, öykünün kurgulanışı, anlatım tarzı ve satır aralarında yaptığı günümüze göndermelerle en sevdiğim kitaplar arasında kendine yer buldu.
  • Son derece sürükleyici, bir Türk fantastik edebiyatı yazarından hiç beklemediğim ölçüde mükemmel bir kurgu.
  • Açıkçası almadan önce tereddüt etmiştim, biraz önyargılı yaklaşmıştım. Sonrasında hiç pişman olmadığım gibi pahalı olmasına rağmen 🙂 bir tane daha satın alıp arkadaşıma hediye ettim.
  • Fantastik koleksiyonunuzda mutlaka olması gereken bir kitap. Yabancı emsallerinden hiç bir eksiği yok hatta bence fazlası var.
  • Ben çok etkilendim, kitap gerçekten benim de sorguladığım birçok gerçekliği (!) sorguluyor.
  • “Giddar”a girdim. Bir solukta ve sindirerek 4 günde okudum. Başka hiçbir şeyle ilgilenemedim. İçinde olmaktan çok keyif aldığım, hiç bilmediğim bir dünyada dolaştım durdum dört gün boyunca. Karakterlerle birlikte sorguladım, ihanete uğradım, acı yaşadım, mutlu oldum, merak ettim, cevap buldum… Hem de çok tatmin edici cevaplar. Bir masal diyarında, gerçeklerle bu kadar burun buruna olmak, gerçekliği sorgulamak çok acayipti.
  • Giddar, normalde hangi tür okuyor olursanız olsun çok keyif alacağınız bir kitap bence. Okurken filmini izliyormuş gibi oluyorsunuz. Betimlemeler o kadar başarılı, karakterler o kadar renkli ve duygular o kadar doğal ki farkına varmadan içine girdiğiniz bu dünyadan çıkmak istemiyorsunuz.
  • Mutlaka alınmalı, hakkını vererek okunmalı!
  • Fantastik kitap okuyabileceğini ve sevebileceğini hiç düşünmeyen ben şimdi elimden kitabı bırakamıyorum. Öykü, kurgu ve anlatım insanı resmen içine çekiyor. İnsana; kitabın satırlarını okuduğunu değil içinde yaşadığını hissettiriyor. Ve içi kadar harika olan o müthiş ilgi çekici kapak tasarımı. Her şeyi ile mükemmel.
  • Tek bir soluk bile almadan okuduğum Giddar´ın sayfalarını çevirirken yeteri kadar hızlı olamadığım için kendi kendime kızıp durdum. Sağlam kurgusu ile ilk paragraftan itibaren hiç durak vermeden son satırına kadar kendisini merak ile okutturuyor Giddar. Frp dünyasında ayrı bir yeri olacağına inandığım bu serinin devamını şimdiden sabırsızlanarak bekliyorum.
  • Türk´ler de fantastik roman yazabilirler… Bunun en büyük örneği Giddar…ve Erbuğ Kaya…
Beslerin_Cagi
Giddar

BEŞLERİN ÇAĞI

GİDDAR 2. KİTAP

Arka Kapak Yazısı

Giddar’da güneş binlerce kez doğdu, binlerce kez battı. Bu yaşlı topraklar; anlatılamaz sırlar, yürek dayanmaz yıkımlar, akıl almaz yücelikler gördü. Akıllıların, aptalların, iyilerin, kötülerin, büyüklerin, küçüklerin efsanelerini tarihin derinliklerine gömdü. Dağlar, denizler kendini tanrı sananların ellerinde yer değiştirdi. Umutlar, korkular, acılar, mutluluklar bir koza gibi ince ince örüldü. Ve beşinci çağın başında bir şeyler değişmeye başladı. En baştan beri bu topraklarda olan tanrıların tanrıçaların çocukları artık onlardan daha uzağa bakmaya başladılar. Beşinci çağın başında, insan ilk kez tanrısına karşı gelmeye başladı.

Esilda-i kaldanese solgamis urda belie.

Basın Bülteni

Beşlerin Çağı’yla Efsun Devam Ediyor

“Her insanın ruhunda kendisini görebilmesi için bir ayna vardır. Hayatın içinde yaşanan tüm yalanlar, yanlışlar o aynaya her seferinde bir damla mürekkep damlatır. Zaman geçer ve insan artık, aynada karanlıktan başka bir şey göremez olur. O kişi artık, kendinden haberdar değildir. Onu içine düştüğü yanlış düşüncelerden hiçbir şey kurtaramaz. Çünkü kendini görebileceği o ayna, artık kapanmıştır.”

İnsanlar ve tanrılar arasındaki mücadelede henüz son hamleler yapılmadı. Satranç tahtasının bir tarafında tanrılar var, diğer taraftaysa Siox ve arkadaşları. Siox ona diretilen gerçekliğin dışına çıkarak Giddar’ı kaosa sürüklemişti. Artık tanrıların kurduğu kölelik düzenini yıkma zamanı. Ve Giddar’daki tüm insanlar özgürlükleri için bir olup savaşmalı. Beşlerin Çağı’nda tüm sırlar açığa çıkmalı.

Üç bin yıl sonra,
Aynı topraklarda
Toplandı ordular.
Kan yağdı gökten,
Toprağa insan ekildi.
Ağıtlar rüzgâra karıştı,
Unutuldu gitti.
Haykırışlar ruh oldu,
Sesi kulaklardan silinmedi.

Erbuğ Kaya ikinci kitabı Beşlerin Çağı’yla algılanan gerçekliği sorgulatmaya devam ediyor. Hikâyenin girift kurgusu, yazarın akıcı dili, canlı betimlemeleri ve renkli karakterleriyle birleşince ortaya kaçınılmaz bir sürükleyicilik çıkıyor ve Beşlerin Çağı gün be gün yükselen Türk Fantastik Edebiyatı’ndaki yerini alıyor.

Kapak Tasarım: Yulay Devlet
440 sayfa – Ciltsiz – 13,5 x 21 cm.
İthaki Yayınları
ISBN: 6053751755

Benden HaberlerGiddar

“Ellyf: Amacının kitaplardan para kazanmak olmadığını tahmin ediyorum, nedir seni yazmaya iten sebep?

Erbuğ: Kitapların büyüsüne kapılarak büyümüş biriyim. Arkadaşlıkların ve dostlukların, gerçeklerden bir adım önce, hayallerde paylaşılan hikayelerle serpildiğine inanırım. Gerçeklerin ve geleceğin kitaplarda kurgulandığını düşünürüm. Kitaplar sayesinde geçmişin her zaman dünmüş gibi kalmasına hayranım. Kağıt üzerindeki cümlelerin birbirini tanımayan insanlar arasında kurduğu bağları görmeyi, bilmeyi severim. Kendimi bildim bileli, beni içine alan bu devranın öteki tarafında; anlatan tarafında olmak istedim. Bu yüzden yazıyorum.”Devamı için tıklayın>>

Diğer Haberler

GIO_Odulleri

Fantazya ve korku edebiyatının öncü isimlerinden Giovanni Scognamillo onuruna, Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği (FABİSAD)‘nin düzenlediği “GİO Ödülleri” sahiplerini buluyor.

İlki bu sene sahiplerini bulacak ödül töreni; 50 yılın üzerindeki gazetecilik, sinema yazarlığı ve araştırmacı yazarlık hayatında eserlerinin büyük bir bölümünü ülkemizde bu türlerin gelişimine ve doğru anlaşılmasına adamış Giovanni Scognamillo onuruna GİO Ödülleri adı altında gerçekleşecek.

Roman dalında 2011-2012 yıllarında yayınlanmış eserler değerlendirmeye alındı. Yayınlanmamış öykü dalında ise 200′ü aşkın başvuru oldu.

Roman dalında aday olan kitaplar ise şunlar:

  • Ağrıyan : Sadık Yemni – İthaki
  • Beşlerin Çağı : Erbuğ Kaya – İthaki
  • Cennetin Kalıntıları : Levent Şenyürek – Çitlembik
  • Kayıp Ruhun Zindanı : Ayfer Kafkas – Timaş
  • Siyah Koku : Gülayşe Koçak – Yapı Kredi
  • Şairin Romanı : Murathan Mungan – Metis
  • Şamanlar Diyarı : Barış Müstecaplıoğlu – İthaki
  • Upirlerin Fısıltısı : Çağan Dikenelli – Gürer
  • Varolmayanlar : Doğu Yücel – Doğan
  • Yedinci Gün : İhsan Oktay Anar – İletişim

Roman Jürisi: Asuman Kafaoğlu Büke, Bülent Somay, Doğan Hızlan, Ömer Türkeş, Sevin Okyay

Öykü Jürisi: Altay Öktem, Barış Müstecaplıoğlu, Doğu Yücel, Kutlukhan Kutlu, Sadık Yemni

İllüstrasyon Jürisi: Ergün Gündüz, Ertaç Altınöz, Kerem Beyit, Melike Acar, Yıldıray Çınar

Basın, yayın ve kültür dünyasından pek çok katılımcının yanı sıra hayal gücünün değerine inanan pek çok sanatseverin bir arada olacağı GİO Ödülleri, 27 Nisan’da, İtalyan Kültür Merkezi’nde 18.00 – 21.00 arası düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak.

Benden HaberlerGiddar

İmza Günü:
Kontakt 2’de 30 Haziran Cumartesi günü saat 16:00-18:00 arasında İthaki standında Şamanlar Diyarı’nın yazarı Barış Müstecaplıoğlu ile ortak imza günümüz olacak.

Okuma Günü:
Yine Kontak 2’de 1 Temmuz Pazar günü saat 15:00 – 16:00 arasında Hamit Çağlar Özdağ ve Göktuğ Canbaba ile birlikte kitaplarımızdan, öykülerimizden onar dakikalık okumalar yapacağız. Beşlerin Çağı’ndan bir bölüm okuyacağım.

http://www.fabisad.com/etkinlik/fabisad-kontakt-etkinlikleri-30-haziran-1-temmuz/